Berlin

Mark tabuta konulup sembolik bir cenaze merasimiyle gömüldü, artık euro var. Almanya’ya dair hatırladığım ilk şey bu, bundan 24 yıl önce olmuş ve elbette Türkiye'de haberlere çıkmış olan bir olay. Bu haberi izledikten 13 yıl sonra ilk almanca dersime giriyorum lisede. Deutsch. O dönem bize anlamsız gelen dersler öylesine gelip geçiyor bir şey öğrenmeden. Yıllar... Continue Reading →

Suriçi

Zeytinburnu’nda odamdan, salondan, ve balkondan surların göründüğü bir dairede kalmıştım. Bir süreliğine. ‘Fetih esnasında Fatih Sultan Mehmet otağını bu alana kurmuştur’ yazan  mermer levhanın biraz ilerisindeydi ev. Masama oturduğumda karşımda boylu boyunca surlar uzanırdı. Hava kararınca surlara vuran sarı ışıklar yanardı. Hiç durmadan surlara doğru giden ve surların kapısından çıkıp semte dağılan arabalar, evin alt... Continue Reading →

İsveç ve hal ekleri

Bir valiz, iki sırt çantası hazır. Bir de küçük el çantamız var, içinde arkadaşlara küçük birer hediye. Bir İsveç romanı yok çantamda, kitaplığımda da yok. Yine de bir göz atıyorum kitaplığa. Telefondaki mail uygulamasının üzerinde 67 okunmamış e-postanın bildirimi var. En az on tanesi Paris Review Poetry’den gelmiştir, onları okurum belki diyorum. Defterimi alıyorum sadece,... Continue Reading →

Blog at WordPress.com.

Up ↑