-

“Önce söz vardı”: Roma
İnsanın ilk aklına gelen hava sıcaklığı oluyor İskandinavya’dan ayrılırken. Burada kaç derece orada kaç derece. Sonra gün uzunluğu. İnce yağmurluklarla, kaşe montlarla geçirilebilecek bir kış düşüncesi ilk başta diğer tüm heyecanları bastırıyor. Yolculuk için kitap seçmek zor olmuyor bu defa. İtalyan edebiyatından kitaplığımda kış için ayırdığım kitaplardan biri ismiyle yola çıkmaya benden önce hazırlanmış gibi, Read more
-

Bir baltaya sap olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu
İnsanoğlunun bu dünyadaki yegane hedefi bir baltaya sap olmaktır. İnsan doğar, büyür ve bir baltaya sap olur, sonra da ölür. Bir baltaya sap olmak her ne kadar tabii bir süreçse de, bir baltaya sap olamayan insanların varlığını da bilmekteyiz. Üstelik bir baltaya sap olamayan insanların tarihi hiç de öyle düşündüğümüz gibi yakın zamanla sınırlı değil, Read more
-

Teklif
Martha neredeyse otuz yıl önce ABD’nin tantanası bol şehirlerinden birinde sanat okulunda genç bir Norveçliyle tanışır. Okul biter bitmez birlikte bir hayat kurmak için genç adamın memleketi olan Trondheim’a taşınırlar. “Bazen” diyor Martha, “Ben de bilmiyorum bunca yıl bu sessiz şehirde ne yaptığımı.” Her ne kadar bilmediğini söylese de bir çok iş sığdırmış bu sürece. Read more
-

Lviv
Lviv’e dair bir yazı yazacağım. Aklıma daha önce mekan belirtmeden paylaştığım bir Lviv fotoğrafı geliyor, bakmak istiyorum. 2020’nin nisan ayında yaptığım paylaşımın altına şöyle yazmışım: “Olup bitenler, bitmeyenler, olmuş gibi görünenler… tercihler, sonuçlar, reklamlar. Bu fotoğrafı ben çektim. Haritalar üzerinde var olan bir yer yani. İntikam cinayetlerini, iktidarı, kapitali, hayalleri ve kırılma noktasını, uzun süren Read more
-

Hikaye parçacıklarının çarpışmasından açığa çıkan insan
Sıradan olanın büyüleyiciliği, ihtişamlı, tantanalı şeylere benzemiyor. Çok daha derin çok daha sarsıcı oluyor. En tekdüze, en sıkıcı insanın hikayesindeki durağanlık bile büyüteçle bakıldığında çarpıcı bir etki bırakabiliyor. Ya eşya, o farklı mı sanki? “Dili olsa da derler’’, dinlemeyi bilene neyin dili yok ki? En sıkıcı hatıralarım muhtemelen bayram ziyaretleridir. Yılda en az iki defa Read more
-

Oslo
Ara ara insan bir şeye dadanır, bir oyuna, bir çikolataya, bir diziye, bir yazara… Ben de bir ara farklı kapıları fotoğraflamaya başlamıştım. Çocukken evimizin girişi kapısında ahşaptan oyma bir levha vardı; ‘’ Ey kapıları açan Allahım, bize hayırlı kapılar aç’’ Bu levhanın da etkisi var mı bilmiyorum ama kapılar benim için sadece tasarımlarıyla değil sembolik Read more
