-

Gezmek I: Şehir
İlkbaharın ilk günleri soğuk hatta karlı oluyor bizim buralarda. İşte böyle bir ilkbaharda, soğuk ve karlı bir gece vakti yaz tatili planımızı netleştirmek için bilgisayarın başına geçtik. Niyetimiz komşu ülke Danimarka’nın başkenti Kopenhag’a 4-5 günlük bir seyahatti. Yaz tatilinin ‘tatil’ kısmında bize yetecekti bu gezi. Biletlerimizi aldık, yaz tatilimiz artık e-posta kutusunda güvendeydi. Bir zaman Read more
-

Kuzey kutbunda bir şehir: Bodø
“Seyahat günlükleri” başlığı altında yazmanın güzel tarafı bir mekana dair klişe bilgilerin dışına çıkıp izlenimleri paylaşabilmek. Ne zamandır özlemiştim böyle bir paylaşım yapmayı. Ne var ki heyecan verici, keyifli ve güzel şeyleri rutinleştirmek tüm bu güzelliklerin biraz sıradanlığa dönüşmesine de sebep oluyor. Bir de tabii türlü türlü gölgeli haberlerle geçen baharın yorgunluğu vardı havada. Hava Read more
-

Norveç’te 5 yıl
Dün itibariyle Norveç’te beş yılı doldurduk. Zehirli bir belirsizlik bulutunun üstümüze doğru hızla yaklaşmasıyla İstanbul’dan ayrıldık, birkaç ülke gezdikten sonra Norveç’te 7 nisanda demir attık. Yolculuk eve dönünce biten birşey, fakat rastgele vardığın bir yerin bir süre sonra ev olması durumu da bu tanıma eklenmesi gereken bir detay. Hem hiç evim yok, hem birden çok Read more
-

Rüya Tabiri
Yüzlerce sayfadan olsuşan, kelimelerin saman sayfalara klasik daktilolardaki gibi monospace fontla basıldığı, mat yeşil renkli sert cildinde altın yaldızlı Kenz ül Menam başlığı parlayan, tabiri caizse tuğla gibi bir kitap; Rüya tabirleri. Annem, Arnavut komşusu taşınırken apartmanın girişine bıraktığı kitapların arasında bulmuş. Hemen sahiplenmiş. Benim hatırladığım hali sert cildinden kopmuş, bazı sayfaları eksik, bazı sayfalarında Read more
-

Kayıp Göz
“Sen zaten uzaktasın” cümlesini karşıma koydum. İnce belli bardakta birer çay var önümüzde. O kadar çok duydum ve aklımdan geçirdim ki bu cümleyi, o artık müşahhas bir varlık. Akşam, soğuk. Dışarıda kar var. Bu soğukta sıcacık evde olmak başta olmak üzere katman katman utançların arasındayız. “Ne demek istiyorsun?” diyorum, kafam karışık. Sen de uzakta mı Read more
-

Dervişler ve Sanatçılar
Henüz zaman yoktu. Herkes yan yana dizilmişti, herkes karşı karşıya gelmişti, herkes şöyle bir dolaşıp gelmişti, herkes aklıyla tanışmış hatta biraz akıl yürütmüştü, herkes ruhunu biliyordu, herkes nefsini tanıyordu, herkes kimden gelip kime gittiği noktasında hem fikirdi, herkesin bir tane fikri vardı zaten, herkes aynı cevabı vermişti ‘evet’. Tüm bunlar önce sonra sıralaması olmadan olmuştu, Read more
