Bir valiz, iki sırt çantası hazır. Bir de küçük el çantamız var, içinde arkadaşlara küçük birer hediye. Bir İsveç romanı yok çantamda, kitaplığımda da yok. Yine de bir göz atıyorum kitaplığa. Telefondaki mail uygulamasının üzerinde 67 okunmamış e-postanın bildirimi var. En az on tanesi Paris Review Poetry’den gelmiştir, onları okurum belki diyorum. Defterimi alıyorum sadece,... Continue Reading →
Adressiz Mekanların İmkanı
Kaç yıldır bir türlü çözemedim hangi kıyafet ne zaman giyilir bu ülkede. Mevsimler yıla değil güne bölünüyor. Hele ilkbahar ve yaz dediğimiz o süreç yok mu, mümkün değil sıcaklığı kestirmek! Sözde mevsimlik kıyafetlerimle havaalanından şehir merkezine gidene kadar çoktan perişan oldum. Mayıs ayının sonları… Ayakkabılarım topuklarımı ezmiş. Sırtımda bilgisayarımı, not defrterimi, iki tane kitabı, bir... Continue Reading →
