
Haftalık blog
İsveç ve hal ekleri
Bir valiz, iki sırt çantası hazır. Bir de küçük el çantamız var, içinde arkadaşlara küçük birer hediye. Bir İsveç romanı yok çantamda, kitaplığımda da yok. Yine de bir göz atıyorum kitaplığa. Telefondaki mail uygulamasının üzerinde 67 okunmamış e-postanın bildirimi var. En az on tanesi Paris Review Poetry’den gelmiştir, onları okurum belki diyorum. Defterimi alıyorum sadece,…
Hayallerinden vazgeçmeye övgü
‘Hayallerinden vazgeçme!’ Emir kipiyle üstümüze yapışmış onlarca slogandan biri. Hayallerinden vazgeçmeyip, o hayale ulaşmış kişilerin başarı hikayeleri ile dolu her köşe. Peki gerçekten akla uygun bir şey midir bu hayallerinden vazgeçmeme hali? Ben isyan bayrağını gönderde dalgalandırıyor ve şöyle diyorum; Yaşasın hayallerinden vazgeçebilenler! Hayaller, insan-ı kamil olma yolunda insanı ileriye taşıyabilme gücüne sahip. Bir hayali,…
15 Soruda Sanat
Felsefe dersi sınavındayız, lisede. Başka bir branşın hocası gözetmen. Kalemlerin hareketinin çok ağır olduğunun farkında. Bize şöyle dedi ‘Eğer felsefe tarihine dair sorularsa karşılaştığınız, ve yapamıyorsanız çok üzücü, ama öğrendiğiniz felsefi yaklaşımlarla soruları çözmeniz bekleniyor ve yapamıyorsanız kendinizi suçlamayın. Bunun için bilgi yetmez.’ Bir konu hakkında okuma yapıp, okuduğunuz metni aklınızda tutabilirsiniz. Fakat aynı konuya…
Adressiz Mekanların İmkanı
Kaç yıldır bir türlü çözemedim hangi kıyafet ne zaman giyilir bu ülkede. Mevsimler yıla değil güne bölünüyor. Hele ilkbahar ve yaz dediğimiz o süreç yok mu, mümkün değil sıcaklığı kestirmek! Sözde mevsimlik kıyafetlerimle havaalanından şehir merkezine gidene kadar çoktan perişan oldum. Mayıs ayının sonları… Ayakkabılarım topuklarımı ezmiş. Sırtımda bilgisayarımı, not defrterimi, iki tane kitabı, bir…
Something went wrong. Please refresh the page and/or try again.

Leave a comment