‘Hayallerinden vazgeçme!’ Emir kipiyle üstümüze yapışmış onlarca slogandan biri. Hayallerinden vazgeçmeyip, o hayale ulaşmış kişilerin başarı hikayeleri ile dolu her köşe. Peki gerçekten akla uygun bir şey midir bu hayallerinden vazgeçmeme hali? Ben isyan bayrağını gönderde dalgalandırıyor ve şöyle diyorum; Yaşasın hayallerinden vazgeçebilenler!
Hayaller, insan-ı kamil olma yolunda insanı ileriye taşıyabilme gücüne sahip. Bir hayali, bir amacı olanlar gelişime açık, kendini ileri taşıyabilen insanlardır. Bu sonuca düz bir mantıkla varmak kolay. Bu mantık yürütmesini yaparken hayalin içeriğinin, motivasyonunun, olası sonuçlarının hiç mi kıymeti yok? Nasıl bu kadar kolay sonuca varabiliriz? Ya hayali kendisi dahil kimseye faydası olmayan bir hayalse, yine aynı şeyler mi geçerli bu kişi için? Ya sadece dış etkenlerin oluşturduğu bir ilizyonun hayal olarak yansımasından ibaretse arzuladığı? Ya yıllar önce kurulmuş bir hayalse ve bugünkü gerçekliğiyle bir ilgisi yoksa? Ya hayali sadece omuzlarında bir yükse? Sahibini içten içe kemiren, günlerinin arasına sızan, yaptığı her şeyi anlamsız kılan, yanlış kurgulanmış bir hayalse?
O zaman tekrar kuruyorum cümleyi. İnsan-ı kamil olma yolundaki hayaller insanı ileriye taşıyabilme gücüne sahip. Benliğini inşaa edip yıkan, tekrar yapıp tekrar yıkanlar ileriye yol alabilir. Hayallerini amaç değil, ulvi bir amaç için araç yapabilen insanlar daha göz kamaştırıcı benim için. Ancak böyle insanlar hayallerinden vazgeçebilir, baştan hayal kurabilir, kendini yenileyebilir. Hayallerini yakıp, küllerinden yeni hayaller kurabilenlere selam olsun.

Leave a comment